GURBETÇİNİN GÜNLÜĞÜ / M. Mumcu

GURBETÇİNİN GÜNLÜĞÜ / M. Mumcu

Bu sitede Mustafa Mumcu hakkında bilgiler, resimler haricinde, http://mustafamumcu.com Milliyet Blog ve yazarder.org sitelerinde yazdığı makaleler bulunmaktadır. Ayrıca paylaşıma açık herkesin faydalanabileceği resimler ve bilgiler mevcuttur. Makalelerim asla kopya edilemez. Paylaşıma açık bilgileri ve resimleri izinsiz kullanabilirsiniz. (Mustafa Mumcu)

FIKRALAR

15/2/2007
Kategori: Fikralar

 

Blog images  border="0" src="http://images.bigoo.ws/content/gif/funny/funny_38.gif">

Blog images

 

FLÜT
Adamın biri her gün akşam meyhaneye gelip sarhoş olana kadar
içki içiyor, hesabını ödedikten sonra,
- Ah şu flüt! deyip, öyle gidiyormuş.
Bu durum aylarca aynı şekilde devam etmiş.
Meyhanenin sahibi artık dayanamamış. Bir gün, adamdan müsaade
isteyip masasına oturmuş.

- Özür dilerim beyefendi, sizi rahatsız etmek istemem, ama merakı-
mı hoş görün, bir şey sormak istiyorum.
- Buyrun sorun.
- Meyhanemize aylardır istisnasız her akşam geliyorsunuz, mekan
sahibi olarak teşekkür ederim, iyi bir müşterisiniz.
Fakat neden her akşam hesabı ödeyip giderken ''AH ŞU FLÜT''

diyorsunuz, çok merak ettim, deyince, adam derin bir aaaahhh ahh...
çekmiş ve anlatmaya başlamış.

- Bundan seneler önce bizim bir orkestramız vardı, ben de bu
orkestranın flütçüsüydüm. Bir konser vermek için yabancı bir ülke-
ye gittik.
Konserimizi çok beğendiler, alkışladılar, çiçek attılar, o da yetmedi
herkesin müzik aletinin içine altın doldurdular. Benimki ufacık bir
flüt. İçine bir şey sığmadı. Davulcu filan herkes köşeyi döndü, hepsi
de orkestrayı bıraktılar.

Ben bağrıma taş bastım, hiçbir şey söylemedim. Paradan daha
önemli şeyler vardı çünkü. Yeni bir orkestra kurdum, elemanları ye-
tiştirdim ve konser vermek için başka bir ülkeye gittik. Orada da
konserimizi çok beğendiler, elleri şişene kadar alkışladılar, o da
yetmeni herkesin müzik aletinin içine değerli taşlar, paralar doldur-
dular. Benimki ufacık bir flüt. Yine hiçbir şey sığmadı.
Yine sesimi çıkarmadım, bağrıma taş bastım.
Neyse yeni bir orkestra daha kurdum, elemanları eğttim ve biz bir
konser için yine başka bir ülkeye gittik.

O ülkenin müzik tarzı çok farklıymış. Konserimizi hiç beğenmediler.
Yuhaladılar, çürük domates attılar. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi,
bir de sahneye gelip herkesin müzik aletlerini popolarına soktular.
Arkadaş kimseninki girmedi, benimkisi girdi.

 

 

Blog images  border="0" src="http://images.bigoo.ws/content/gif/funny/funny_38.gif">

Blog images

 

ATEIST
Temel ateistmiş. Bir bir Ramazan akşamı, ormanda gezerken etrafına bakınmış ve "Her şey ne kadar tesadüf eseri oluşmuş" diye düşünürken birden arkasından gelen sesle irkilmiş.
Arkasına dönüp baktığında büyük bir ayının kendisine hızla yaklaşmakta olduğunu görmüş.
Temel koşmuş ayı kovalamış. En sonunda Temel bir ağaç kütüğüne takılarak yere düşmüş.
Ayı da Temel'in üstüne atlamış. Tam pençesini Temel'e vuracakken Temel haykırmış :
- "Taaaanrıııımmm!"
Bir anda her şey durmuş. Dünya dönmemiş, ayı donup kalmış, dere akmaz olmuş.
Temel aptallaşmış bir şekilde ne olduğunu anlamaya çalışırken gökten bir ışık hüzmesi Temel'e doğru yaklaşmış ve ışıktan biri gelmis:
- "Bugüne kadar beni hep inkar ettin. Şimdi sıkışınca beni çağırıp yardım istiyorsun. Şimdi söyle bana; bugüne kadar beni inkar edene, ben simdi nasıl yardım edeyim?"
Temel iyice aptallaşmış bir şekilde:
- "Tamam seni bugüne kadar hep inkar ettim. Şimdi de senden yardım istemem anlamsız. Ama en azından şu ayıyı imana getirebilirsin" demiş.
Ses "Peki" dedikten sonra ışık hüzmesi kaybolmuş.
Her şey normale dönmüş. Dünya dönmeye başlamış, dere akmış, ayı da elini indirmiş.
Temel tam "yırttık" diye düşünürken ayı iki elini de havaya kaldırarak şöyle demiş:

 - "Ey Allah'ım senin rızkınla orucumu açıyorum. Hamd olsun verdiğin nimetlere! Amin!"

 

adopt your own virtual pet!

 

TEMEL'İN İNEĞİ

Temel'in ineği hastalanmış. Hangi veterinere götürmüşse bir türlü iyileşmemiş.
Temel biçare bir şekilde düşünürken ellerini açıp ALLAH'a yalvarmış.
- ''Yarabbi sen ineğimi iyi et, iyi edersen 15 gün oruç tutarım.''
''Bu hayvan iki günden fazla yaşamaz'' diyen veterinerlere rağmen inek iyileşmiş.
Bizim Temel 15 gün oruç tutmus. 16.gün inek ölmüş.
Temel ne yapacağını şaşırmış.
İnek ölü, havadan tutulan 15 gün  oruç...
Ellerini açmış,

- ''Yarabbi sen sanıyorsun ki Temel aptaldır, hiç itiraz kabul etmem, ineği kurbana sayar,

tuttuğum oruçları da Ramazan'dan düşerim kusura bakma!''

 

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

TEMEL FIKRASI

29/1/2007
Kategori: Fikralar

 

ATEIST
Temel ateistmiş. Bir bir Ramazan akşamı, ormanda gezerken etrafına bakınmış ve "Her şey ne kadar tesadüf eseri oluşmuş" diye düşünürken birden arkasından gelen sesle irkilmiş.
Arkasına dönüp baktığında büyük bir ayının kendisine hızla yaklaşmakta olduğunu görmüş.
Temel koşmuş ayı kovalamış. En sonunda Temel bir ağaç kütüğüne takılarak yere düşmüş.
Ayı da Temel'in üstüne atlamış. Tam pençesini Temel'e vuracakken Temel haykırmış :
- "Taaaanrıııımmm!"
Bir anda her şey durmuş. Dünya dönmemiş, ayı donup kalmış, dere akmaz olmuş.
Temel aptallaşmış bir şekilde ne olduğunu anlamaya çalışırken gökten bir ışık hüzmesi Temel'e doğru yaklaşmış ve ışıktan biri gelmis:
- "Bugüne kadar beni hep inkar ettin. Şimdi sıkışınca beni çağırıp yardım istiyorsun. Şimdi söyle bana; bugüne kadar beni inkar edene, ben simdi nasıl yardım edeyim?"
Temel iyice aptallaşmış bir şekilde:
- "Tamam seni bugüne kadar hep inkar ettim. Şimdi de senden yardım istemem anlamsız. Ama en azından şu ayıyı imana getirebilirsin" demiş.
Ses "Peki" dedikten sonra ışık hüzmesi kaybolmuş.
Her şey normale dönmüş. Dünya dönmeye başlamış, dere akmış, ayı da elini indirmiş.
Temel tam "yırttık" diye düşünürken ayı iki elini de havaya kaldırarak şöyle demiş:

 - "Ey Allah'ım senin rızkınla orucumu açıyorum. Hamd olsun verdiğin nimetlere! Amin!"

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı